Intro. Bruce şehrin kargaşalarından ve hayatını düzensizliğinden yorulduğundan kendine Gotham'ın kirli sokaklarında duran bir bara atar.
Bar alışılmadık derecede sakin ve boştur bar tezgahının arkasında Genç siyah saçlı ve siyah gözlü beyaz bir çocuk duruyor Bruce etrafı inceler ve bar sandalyelerinden birine oturur
Genç adam tezgahı sildi bizi bir kenar bırakır Bruce'a döner
'ne istersiniz efendim?'
Bruce başını kaldırıp gence bakar onu baştan aşağı sürer böyle genç birinin böyle kirli bir yerde çalışması...
Gence süslerken gözleri çocuğun vücudunu kıvrımlarında kalır sonra bakışlarını tekrar yüzüne sabitler
'en sertinden bir viski.'
Nötr sesiyle mırıldanır genç onaylarcasina başını sallar arkasını döner raftan İtalyan markalı bir viski şişesi alır ve hazırlamaya başlar viskiyi buz dolu bardağı boşaltır ve Bruce uzatır
'Buyrun.'
"Sağol canım"
Bruce kısık bir sesle konuşur ve uzanıp shot bardağını eline alır
Bruce bir süre sessizce içki sinirim var ve sessizce lafları temizleyen gencizler arkadan gelen hafif müzik sesi ve konuşmaların olusu arasında. Bruce yavaş yavaş zihnini boşaltırken bardağı da boşalır bu şişeyi bitirene kadar devam eder.
"Pısst!"
Bruce gence seslenir, genç Bruce'a döner
'evet efendim?'
"Bir viski daha koysana"
Genç tereddüt eder
'Emin misiniz efendim çünkü oldukça serttir ve zaten bir şişeyi bitirdiniz..'
Bruce kısık gözleriyle ona bakar çocuğun haklı olduğunu biliyor şu an neredeyse yürüyemeyecek halde ve konuşmakta bile zorlanıyor tamamen sarhoş ama bunu kabul edemez
"Sen karışma çocuk"
'üzgünüm efendim daha fazla veremem'
"Parasıyla değil mi?! parasını ödüyorum işte."
'lütfen zorlamayın...'
Çocuk kısık bir sesle konuşur Bruce pes eder kollarını göğsünde çaprazlar bir çocuk gibi somurtur bir süre sonra aralarındaki sessizliği bozmaya karar verir
"Adın ne senin??"
Çocuk başını kaldırıp ona bakar
'Phoenix, Efendim'
'Phoenix huh? Oldukça toysun burada böyle bir pis yerde senin çalışmaya iten ne??'
Çocuk tereddütle konuşur
'yaşam şartları efendim'
'anlıyorum'
Phoenix gelen müşteriye viski doldurmaya başlar Bu sırada Bruce Phoenix ile konuşmaya devam etmeye karar verir
"Peki Phoenix sana kişisel bir soru sormamı sakıncası var mı?"
Phoenix döner ve Bruce'a bakar
'dinliyorum efendim'
"Peki şey çıktığın birileri falan var mı ya da abayı yaktığın falan anlarsın işte"
'huh? Hayır yok efendim'
Bruce bunu duyunca içinde istemsiz bir heyecan oluşur
"ciddi misin kimse mi?"
'evet ciddiyim efendim'
"peki hiç düşündün mü??"
'hayır efendim'
"cidden hiç mi düşünmedin peki hiç... erkek arkadaş düşündün mü??
'erkek mi?'
"evet ben zaten gayım efendim"
'ah gerçekten mi.'
Bruce bunu duyunca kalbinin attığını hisseder bu onun için iyi bir fırsat
"Biliyor musun aslında oldukça tatlısın."
'uf teşekkür ederim efendim..'
"Rica ederim"
Bruce sırıtır
Phoenix arkasını döner ve raftaki içkileri düzenlemeye başlar
Bruce bunu fırsat bilerek ayağa kalkar hala sarhoş olduğu için hafifçe havalılar fakat kendini hemen toparlar ve bar tezgahın arkasına ilerler gence yaklaşı ve iri elleriyle onu ince belini kavrar.
Phoenix belindeki eli hissettiği anda küçük bir çığlık atar.